log

Passion Travel ile Tutkunun Kalbine Yolculuk...

tel

0212-3435223
0212-3439441

member

Şövalyelerin Kalesi Malta

Şövalyelerin Kalesi
MALTA

TUR FİYATI VE BİLGİLERİ
14 – 17 Aralık 2017Kültür990 EUR

Akdeniz’in ortasında bulunan, kendi küçük ama tarih geçmişiyle bir o kadar da büyük bir ada olan Malta ‘ya olan kültürel seyahatimizde bambaşka kültürlerle yoğrulmuş binlerce yıllık bir geçmiş, adanın tipik taşı olan kireçtaşından inşa edilmiş bir mimari ve bu özelliklere entegre olmuş günümüzün modern yaşamı karşımıza çıkıyor. Malta, MÖ 8. yüzyılda Finikelilerin adaya gelmesiyle tarih sahnesine çıkıyor. Günümüze kadar geçen 10 yüzyılda, Kartacalılara, Romalılara, Araplara, Normanlara, Malta Şövalyelerine, Fransızlara ve en nihayetinde İngilizlere ev sahipliği yapıyor. Korunan mimari dokusu, farklı kültürlerin üst üste binerek oluşturduğu kültür katmanının modern yaşamda da yaşanmaya devam etmesi suretiyle bu küçücük Akdeniz adası ziyaretçilerine, her anında farklı duraklarda inilebilen zaman tüneli misali bir heyecan sunuyor. Akdeniz ikliminin katkısıyla bu kültürel sarhoşluk doğal güzellikle karışıyor. Malta ve onun daha da küçüğü Gozo adasındaki muhteşem koylar bambaşka bir güzelliği de beraberinde getiriyor. Akdeniz’e has deniz ürünleri ağırlıklı Malta mutfağı bu güzellikleri tamamlıyor. 1964 yılında İngilizlerden bağımsızlığını kazanan Malta, 2004 yılında Avrupa Birliği üyesi olmuş ve sonrasında getirilen kanun ve düzenlemelerle uluslararası yatırımcıların göz bebeği haline gelmiştir. Bu kısa ama oldukça yoğun olan gezimiz, misafirlerimizin Malta’nın tüm bu özelliklerini yakından tanıması, yaşaması ve deneyimlemeleri düşünülerek planlanmıştır. 

1.GÜN – 14 ARALIK 2017, PERŞEMBEİSTANBUL – MALTA

Saat 06.00’da Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminali Türk Hava Yolları kontuarı önünde buluştuktan sonra saat 08.05’te TK-1369 sefer sayılı uçuş ile Malta’ya hareket ediyor ve yerel saat ile 08.35’te Malta’nın Uluslararası Luqa Havaalanı’na varıyoruz. Pasaport ve gümrük işlemlerinin ardından özel otobüsümüzle gün boyu sürecek gezimize başlıyoruz. İlk durağımız “3 şehir” (Birgu (Vittoriosa) – Isla (Senglea) – Bormla (Cospicua) ) olarak anılan şehirlerden en önemlisi olan Birgu. Birgu’yu yürüyerek geziyoruz. Birgu, kale duvarlarıyla çevrili ortaçağdan kalan en eski liman kenti. Ayrıca 1530 yılından terk ettikleri 1798 yılına kadar St. John Şövalyeleri’nin merkezi, yaşam alanı, cephaneliği olarak oldukça önemli bir yerleşim bölgesi. Güzel bir kahve molasının ardından buranın geleneksel balıkçı tekneleri olan Luzzu’larla büyük koy turuna çıkıyoruz. Bu gezide Kalkara, Valetta ve Isla’yı denizden görüyoruz. Her tarafın surlarla çevrili olmasının yanı sıra adanın doğal yapısının da savunmaya ne kadar elverişli olduğunu görebiliyoruz. Ünlü Waterfront’u da denizden görme fırsatımız olacak.

Tekne gezisi sonra özel araçlarımızla yarım saat sürecek bir yolculukla adanın güneyine, küçücük bir balıkçı kasabası olan Marsaxlokk’a gidiyoruz. Öğle yemeğimizi sahile dizili olan ve bizim için seçilmiş en iyi restoranlardan birinde alıyoruz. Buradaki restoranlar, deniz mahsülü ve yerel şaraptan oluşan öğle yemeği menüleriyle yerel halk için de oldukça revaçtalar. Güzel öğle yemeği ve dinlenmeden sonra tekrar yola çıkıyoruz. 20 dakikalık kısa bir yolculuğun ardından Zurrieq’e varıyoruz. Buradaki Blue Grotto koyu, deniz üzerindeki mağaraları ve masmavi denizinden oluşan doğal güzelliğiyle çok meşhur. 2004 yapımı Truva filminin çekimlerine de ev sahipliği yapan Blue Grotto, her yıl 100.000 ziyaretçiye ev sahipliği yapsa da yılın bu mevsiminde oldukça sakin ve ziyaret edilmesi rahat bir yer. Bir saatlik tekne gezimizin ardından akşamüstü otelimize doğru yola çıkıyoruz. St. Julian bölgesindeki otelimize varıyoruz. Check-in sırasındaki hoş geldiniz kokteylimizi yudumlarken otelimizin özellikleriyle ilgili bilgi alıyoruz ve dinlenmek üzere odalarımıza çekiliyoruz. Dinlenmenin ardından otelimize yakın bölgede, kısa bir yürüyüş mesafesindeki yerel bir restoranda akşam yemeğimizi alıyoruz. Yemek sonrası otelimize dönüp dinlenebilir yada bu bölgede oldukça fazla sayıda olan mekanlarda eğlenmeye devam edebiliriz. Konaklama otelimizde.

2.GÜN – 15 ARALIK 2017, CUMAST. JULIAN - VALETTA - ST. JULIAN

Otelimizdeki sabah kahvaltısının ardından özel araçlarımızla Malta’nın başkenti Valetta’ya doğru yola çıkıyoruz. Yarım saatlik kısa bir yolculuğun ardından tüm kent merkezi Unesco Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Valetta’ya varıyoruz. Bu kent, hayırsever ve dinsel Kudüslü St. Jean Şövalyeleri Tarikatı yada Hospitalier Şövalyeleri’yle (daha sonra Rodos ve en nihayetinde Malta Şövalyeleri adını almıştır) iç içe geçmiş bir tarihe sahiptir. 1530 yılından itibaren Malta adasında varlığını sürdüren bu tarikat 1798 yılında adanın Napoleon’un eline geçmesiyle merkezini 1834 yılında Roma’ya taşımıştır. Günümüzde de varlığını sürdüren Malta Tarikatı, bugün 104 ülke tarafından diplomatik olarak tanınan (Türkiye resmen tanımamaktadır) ve toprağı olmayan bir ülke olarak Birleşmiş Milletler’de gözlemci statüsüyle yer almaktadır. Birçok ülke şövalyelere diplomatik dokunulmazlık ve ayrıcalık tanımaktadır.

Izgara tabanlı sokak yapısı, yarımada şeklindeki doğal yapısı, tahkimli burçları ve surları, sur içindeki büyük anıtlarıyla kent, geç dönem Rönesans tasarımı olmasıyla birlikte Bizans, Arap, St. John Şövalyeleri etkisinin bir karışımıdır. Tarikatın kenti terk ettiği 1798’den beri Valetta hiçbir önemli mimari değişikliğe uğramamıştır. Başkentte gezeceğimiz yerler arasında içinde Caravaggio’nun 1608’de Malta’da tamamladığı en önemli eserlerinden biri olarak sayılan ve ressamın üzerinde imzası olan tek eseri “Vaftizci Yahya’nın Başının Vurulması” nın da bulunduğu Aziz John Yarı Katedrali ve Müzesi, Yukarı Barrakka Bahçeleri, Aziz George, Aziz John ve Cumhuriyet Meydanları, 1565’te Osmanlı ordusunun büyük kuşatmasına karşı yapılan ve günümüzde de Maltalılarca büyük bir gurur kaynağı olarak anılan tarihi savunmanın gerçekleştiği St. Elmo Kalesi, Ulusal Arkeoloji Müzesi bulunmaktadır. Programımız çok yoğun olduğundan öğle yemeği için çok kısa bir serbest zamanımız olacak.

Ziyaretler sonrası 2018 yılında Avrupa Kültür Başkenti olacak Valetta’da bir sürprizimiz olacak. Günümüzde sayıları tüm dünyada 2000 kadar bulunan Malta Şövalyeleri’nden üst düzeyde ve bugün Malta’da büyük saygı gören bir şövalye ile bir araya gelip özel bir sohbet imkanımız olacak. Bu sohbette konuğu olacağımız şövalye, misafirlerimizin sorularını cevaplarken atalarının yaşamını, kendisine kalan kültürel mirası ve ilginç hikayelerini anlatacak. Bu ilginç ve güzel sohbet sonrası bir açık hava müzesini andıran Valetta’yı dilediğimizce gezmek için serbest zamanımız olacak. Dileyen misafirlerimiz akşam yemeği ve sonrası için Valetta’da kalabilir, dileyen misafirlerimiz özel aracımızla otele dönebilir. Konaklama otelimizde

3.GÜN – 16 ARALIK 2017, CUMARTESİST. JULIAN - GOZO - ST. JULIAN

Sabah otelimizdeki kahvaltı sonrası Malta’nın ikinci büyük adası Gozo’ya doğru özel aracımızla yola çıkıyoruz. Yol üzerinde Malta adasının meşhur kumsallarından ve koylarından olan Salina, St.Paul ve Mellieha koylarını da görüyoruz. Feribotla yapacağımız 15 dakikalık bir yolculuk sonrası Gozo adasına ulaşıyoruz. İlk durağımız adanın merkezindeki Victoria (eski adıyla Rabat) kasabası. Buranın tarihi dokusu korunmuş sokaklarını gezdikten sonra şehir merkezindeki Aziz George Katedrali’ni geziyoruz. Sonrasında tarihi Hisar’a (Citadel) çıkıyoruz. Çok geniş bir alana yayılan Citadel’de ilk gezeceğimiz yer Hz.Meryem’in Göğe Yükselmesi Katedrali. Ayrıca Eski Hapishane, Folklor Müzesi’ni de gezme imkanı bulacağız. Ancak surlar boyu yapacağımız yürüyüş ve surlardan göreceğimiz manzara çok özel.

Öğle yemeği için adanın batısındaki Xlendi kasabasına doğru yola çıkıyoruz. Ve öğle yemeğini çok özel bir restoranda alıyoruz.Bu güzel öğle yemeğinin ardından Maltalılar için hüzünlü bir yere gidiyoruz. Rotamız, doğal güzelliğiyle tüm dünyadan onbinlerce turist çeken, Malta adasındaki hemen her yapının inşasında kullanılan ve adanın tipik doğal taşı olarak bilinen kireçtaşından oluşmuş su üzerindeki doğal kemer, nam-ı diğer Mavi Pencere! Zamanla dalgaların ve rüzgarın yarattığı erozyonla aşınan kemer maalesef 8 Mart 2017 günü sabahı çöktü ve sulara gömüldü. Titanların Savaşı, Monte Kristo Kontu gibi filmlere, Game of Thrones’un ilk sezonundaki Dothraki düğün sahnesine ev sahipliği yapan 28 metre yüksekliğindeki, 25 metre açıklığındaki kemerden geride kalanları ziyaret etmenin yanı sıra yol üzerindeki şövalyelerin meşhur gözetleme kulesi olan tarihi Dwejra Kulesi’ni görüyoruz. Öğleden sonra geç saatte yine feribotla Malta adasına geçerek otelimize varıyoruz. Konaklama Otelimizde.

4.GÜN – 17 ARALIK 2017, PAZARST. JULIAN – MDINA - İSTANBUL

Sabah kalvaltımızın ardından check-out yapıyoruz. Otelimizden ayrıldıktan sonra adanın iç kesiminde yer alan Malta’nın eski başkenti Mdina’ya gidiyoruz. Yaklaşık 45 dakikalık bir yolculuktan sonra bu güzel ortacağ kentine varıyoruz. Kent merkezinde araçla ulaşım olmadığından yürüyerek gezmeye başlıyoruz. Tarihte Eski Şehir, Soylular Şehri gibi isimlerle de anılan Mdina, günümüzde arapçadan gelen “duvarlı şehir” anlamına gelmektedir. Malta’daki tüm yerleşim yerleri gibi Mdina’nın da şehri çevreleyen surları çok görkemli ve görülmeye değer. Surlardan içeri girdikten sonra dar ve gölgeli sokaklarıyla gizemli bir şehir olarak karşımıza çıkan Mdina, bizi zamandan soyutluyor. Labirenti andıran sokaklarında kaybolmak, her köşe dönüşünde başka bir sürprizle karşılaşmak yılda 750.000 ziyaretçiyi çekmesinin en büyük sebeplerinden. Güzel manzaralı bir kafedeki molamızın yanı sıra bugün aynı zamanda bir otel olan Xara Sarayı’nı, Aziz Paul Katedrali’ni (dışardan), Falson Sarayı’nı geziyoruz.

Öğle yemeğimizin ardından havaalanına gitmeden önce çok özel bir yere daha gidiyoruz: Unesco Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Mnajdra ve Hagar Qim Tapınakları. Tarihi MÖ3600’lere dayanan Manjdra Tapınağı, Hagar Qim ile birlikte dünyadaki en eski tapınaklardan ikisi olarak nitelendirilirler. Bu tapınaklar da sonrakiler gibi adanın tipik taşı olan kireçtaşından inşaedilmişlerdir. Büyük taşlardan oluştukları için megalitik yapılar olarak adlandırılırlar. İlk tapınak astronomik olarak belli bir hizada yapılmıştır. Dolayısıyla muhtemelen astronomik gözlem ve güneş takvimi için yapılmışlar. İlkbaharda ve sonbaharda ekinoksla güneş ışığı ana girişten, tam ortadan geçer ve ana ekseni aydınlatır. Güneş ışığı, megalitlerin kenarlarını bu girişin sağında ve solunda aydınlatır. Birbirlerine 500’er metre mesafede bulunan bu çok özel iki tapınak ziyareti sonrası Malta’ya veda etmek üzere havaalanına doğru 17.30’da yola çıkıyoruz. Pasaport ve gümrük formalitelerinin ardından 20.15’te Türk Hava Yolları’nın TK1372 sefer sayılı uçuşuyla İstanbul’a doğru yola çıkıyoruz. Yerel saatle gece yarısından sonra 00.35’te İstanbul Atatürk Havaalanı’na varıyoruz ve gezimiz sona eriyor.

AYRINTILI TUR PROGRAMI,
TUR FİYATI VE ÖDEME İMKANLARI

Şövalyelerin Kalesi,


MALTA

ÇİFT KİŞİLİK ODADA KİŞİ BAŞI

990 EUR

TEK KİŞİLİK ODA

1.190 EUR

• Fiyata dahil olan hizmetler ve rezervasyon bilgileri için 0542 – 474 19 41 numaralı telefondan veya erkany@passiontravel.com.tr mail adresimizden bize ulaşabilirsiniz.

• Nakit ödemelerde peşin fiyatına taksit ve kredi kartı ile ödeme imkânları bulunmaktadır.