log

Passion Travel ile Tutkunun Kalbine Yolculuk...

tel

0212-3435223
0212-3439441

member

Melekler ve Şeytanlar Turu 13-2

Roma, İtalya 07-10 Aralık 2013 Kültür 1425€

  • Ebedi şehir Roma’nın sembolizma, dinler tarihi ve arkeoloji konularında uzman danışmanımızın anlatımıyla keşfi
  • Usta Bernini ve eserleri

Bu maceramızda Roma’da simge bilimci Profesör Robert Langdon’un izinden giderek Aydınlanma Yolu’nu ve onun sırlarını keşfediyoruz. Tarihteki yerini aldığı sanılan eski bir kardeşlik örgütü olan Illuminati, Vatikan Kilisesi’nden geçmişin intikamını almak için Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi CERN’deki bir deney sırasında bütün bir şehri havaya uçuracak kadar güçlü olan Karşıt Madde’yi kaçırarak Vatikan’a saklamıştır ve ölen papanın yerine seçilecek 4 adayı da kaçırarak her saat başı birini öldürüp sonunda da Vatikan’ı havaya uçuracağını söylemektedir. Bu tehdit üzerine Profesör Langdon, Roma sokaklarında zamana karşı yarışa girer, 4 ana element olan toprak, hava, ateş ve suyun şifrelerini çözerek cinayetleri ve Vatikan’a yapılacak saldırıyı önlemeye çalışır. Bu nefes kesici yarışın geçtiği yerleri Passion Travel ayrıcalığıyla gezerken, usta Bernini’nin eserlerini yakından görüp sanat tarihinin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkalım. Roma’yı bambaşka bir gözle gezelim!

TUR TANITIMI:

1. GÜN 07 Aralık 2013, Cumartesi

THY’nın direkt uçuşuyla Fiumicino Havaalanı’na inerek bu sıra dışı Roma gezimize başlıyoruz. Otelimiz, turumuzun kahramanlarından Bernini’yle aynı isme sahip ve O’nun eseri olan bir çeşmenin bulunduğu meydana bakıyor. Otelimizin Roma’da bulunması zor bir manzarasına sahip terasından bu muhteşem şehirle tanışırken rehberimizin otelimiz ve turumuzla ilgili bilgilendirme konuşmasını dinliyoruz. Öğlen yemeğimizi de aynı terasta alıp kısa bir süre dinlendikten sonra Roma’yı tanımaya başlıyoruz. Geçireceğimiz oldukça yoğun 3 günü de düşünerek kendimizi fazla yormamaya çalışarak ilk durağımız olan İspanya Meydanı’na geliyoruz. Roma’yı her ziyaret edenlerin gidip oturması gelenek olmuş İspanyol Merdivenleri ve çeşmeyi gördükten sonra sadece Roma’nın değil tüm dünyanın en muhteşem moda mağazalarının aralarından geçerek ülkemizde Aşk Çeşmesi olarak tanınan Fontana dei Trevi’ye geliyoruz. Çeşmenin çevresindeki dondurmacılarda ünlü Roma dondurmasını tadıyoruz. Roma sokaklarının keyfini çıkartıyoruz. Kısa bir serbest zamandan sonra sizler için seçtiğimiz restoranımızda akşam yemeğimizi alarak günümüzü tamamlıyoruz.


İspanya Meydanı ve Merdivenleri


Aşk Çeşmesi, Fontana dei Trevi

2.GÜN 08 Aralık 2013, Pazar

Kahvaltımızı otelimizde altıktan sonra Melekler ve Şeytanlar turumuza başlıyoruz. İlk durağımız, S. Maria del Popolo Kilisesi. 1472-1477 yılları arasında Baccio Pontelli ve Andrea Bregno tarafından inşa edilmiş kilise, sadeliği ile İtalyan Rönesans mimarisinin mükemmel bir örneğidir. 1655-60 yılları arasında Papa Yedinci Aleksander’in kilisenin daha modern bir Barok üsluba dönüştürülmesi talebi ile Gian Lorenzo Bernini, kilisenin içi ve ön cephesine stükko süslemeler ekleyerek modifiye etmiştir. Kilisede Caravaggio (Aziz Peter’in Çarmıha Gerilişi ve Aziz Paul’ün Hristiyan Oluşu), Annibale Carracci (Meryem’in Ölümü), Pinturicchio ve Donato Bramante gibi pek çok ünlü sanatçının eserleri bulunmaktadır. Şu anda restore edilmekte olan ve Rafaello tarafından zengin banker Agostino Chigi için aile mezarlığının bulunduğu bir şapel olarak 16. Yüzyılda tasarlanan Chigi Şapeli de 17. Yüzyılın ikinci yarısında Gian Lorenzo Bernini tarafından tamamlanmıştır. (TOPRAK).

Piazza del Popolo’daki tarihi bir kafede kahve molası veriyoruz. (1922’den beri Pier Paolo Pasolini, Elsa Morante, Renato Guttuso gibi sanatçı ve yazarların mola verdiği Caffè Rosati)

Gezimizi Vatikan’a yönelerek sürdürüyoruz. İlk durağımız Vatikan’ın Aziz Petrus Meydanı. Dan Brown ve Bernini’yi takip ederek meydanın ortasında rüzgarların kişileştirildiği mermer madalyonları göreceğiz. (HAVA). Elips şeklindeki meydanda Papa Yedinci Aleksander döneminde, Gian Lorenzo Bernini tarafından optik illüzyonun dâhice kullanımı ile 1656’dan 1667’ya kadar inşası sürmüş dörtlü taşıyıcı kolon dizilerine bağlı 284 sütun bulunur. Kolonlar meydana giren herkesi, metaforik olarak da tüm insanlığı kucaklıyormuş hissini verir. Meydandan içeri girip, Aziz Petrus Bazilikası’nı gezerek Vatikan’ın yer altı yollarını keşfediyoruz. Günümüzdeki Bazilika 1506 ila 1626 yılları arasında inşa edilmiştir. Bu projeyi gerçekleştirmiş olan önemli İtalyan mimarlar arasında Konstantin’in Eski Bazilikasını yıkan ve yenisi için ilk projeyi hazırlayan Donato Bramante, Rafaello, büyük kubbenin çizimini yapan Mikelanj ve son olarak ön cepheyi inşa ederek Bazilikayı tamamlayan Carlo Maderno yer almıştır. Yeni Bazilika dünyanın en büyük kilisesi (uzunluğu 71 m., genişliği 13 m. ve yüksekliği 19 m.) ve Hıristiyanlığın merkezidir. M.S. 1. Yüzyılda buraya gömülen Aziz Petrus’un mezarının üzerine yeniden inşa edilmiştir. İçinde Mikelanj’ın Pietà’sı ve Gian Lorenzo Bernini’nin bronz baldakeni gibi pek çok şaheser barındırmaktadır.

Ayrıca Vatikan’ın Yer altı yollarını veya Papaların Mezarlarını da gezebiliriz. Aziz Petrus Bazilikasının yer altı seviyesinde Ortaçağ’dan 20.yüzyıla kadar gelen yazıtlar, arkeolojik buluntular ve Papalık mezarları bulunmaktadır.

Öğlen yemeğini sizin için seçtiğimiz bir restoranda aldıktan sonra gezimize Vatikan Müzeleri ve Sistine Şapeli’ ni ziyaret ederek devam ediyoruz. Vatikan Müzelerinin görülmesi gereken bölümlerini bir özet halinde seçeceğiz. Yaklaşık üç saatlik bir sürede Pine Cone Avlusu, Pio Clementino Müzesi, Sekizgen Avlu (burada Laocoon ve Apollo Belvedere gibi pek çok şaheser bulunmaktadır), Candelabras Galerisi, Coğrafi Haritalar Galerisi, Goblen Halı Galerisi, dört Rafalleo odası ve son olarak Sistine Şapeli gezeceğiz. Papalığın ilkçağ koleksiyonu ve Vatikan’ın gizemi hakkında konuşacağız. Roma İmparatorluğu döneminde orijinal Yunan heykellerinden (örn. Apoxiomenos) esinlenerek yapılan heykelleri göreceğiz. Bu heykeller İtalyan Rönesansı ve Maniyerizm dönemlerinde Rafaello ve Mikelanj tarafından model olarak kullanılmıştı. Sistine Şapel’in tavanında Mikelanj’ın Yaratılış (1508-1512) ve olgunluk dönemi başyapıtı Kıyamet Günü (1536-1541) hikâyelerinin kullanıldığı ünlü süslemeyi hayranlıkla izleyecek, Papalık Seçimlerinin sırlarını öğreneceğiz. Gezimizi tamamladıktan sonra kısa bir serbest zaman sonra akşam yemeğiyle günümüzü tamamlayacağız.


Habakkuk ve Melek- Bernini


Santa Maria del Popolo Kilisesi


Aziz Petrus Meydanı, Vatikan


Ponente, Aziz Petrus Meydanı


Aziz Petrus Bazilikası


Sistine Şapeli

3.GÜN 09 Aralık 2013, Pazartesi

Kahvaltımızı otelimizde aldıktan sonra Melekler ve Şeytanlar turumuza devam ediyoruz. S. Maria della Vittoria Kilisesi’ni ziyaret ederek güne başlıyoruz. 1620’de yapılan Beyaz Dağ Savaşı’nda Katoliklerin galibiyetinden ve bu zaferin Bohemya’daki reformu engellemesinden sonra Aziz Paul’a ithaf edilen kilise, yeniden Meryem Ana’ya ithaf edilmiştir. Bu zafer teması ile kilisede 1683’teki Viyana Kuşatması’nda ele geçirilen Türk bayrakları asılmıştır. S. Maria della Vittoria erken Roma Barok döneminin net bir örneğidir; içi süslemelerle doludur: zenginleştirilmiş saçaklıkları destekleyen varaklı sütun başlıkları olan Korint düzeninde devasa ayaklar ve beyaz ve varaklı stükko melek ve çocuk rölyefleri ile zenginleştirilmiş mermer kaplamalar. Cornaro Şapeli’nde Gian Lorenzo Bernini’nin ünlü başyapıtı “Azize Teresa’nın Vecdi”ni hayranlıkla izleyeceğiz. (ATEŞ). Romana göre, Prof Langdon bir yanlış anlamadan dolayı Chigi Şapeli yerine Rafaello’nun mezarına gider. Burası, Pantheon’ dadır. Campus Martius’da bulunan Pantheon, Erken Roma mimarisine ait bir şaheserdir ve dünyada tektir. Tüm pagan tanrılara bir tapınak olarak Marcus Agrippa tarafından yaptırılmış ve İmparator Hadrianus tarafından M.S. yaklaşık 126 yılında yeniden inşa ettirilmiştir. Yuvarlak şekilde ve 43.50 metrelik devasa bir boyuttadır (Aziz Petrus Bazilikası yapılana dek Roma’nın en yüksek kubbesi idi). Pantheon, Rönesans’tan bu yana ressam Rafaello ve Annibale Carraci, besteci Arcangelo Corelli ve mimar Baldassare Peruzzi gibi en önemli İtalyan sanatçılar için mezar olarak kullanılmıştır.

Yorgunluğumuzu, tipik bir İtalyan kafesinde kahve molası vererek çıkartıyoruz. (Caffè S. Eustachio’nun yaptığı espressonun, Roma’da 1938’den beri gizemli bir şekilde hazırlanan en iyi espresso olduğu söylenmektedir)

Moladan sonra Navona Meydanı’ndayız. Roma’daki Barok meydanın en iyi örneklerinden biri olan Navona, Domitian Stadyumundaki açık alan biçimini andıran bir şekli vardır ve M.S. 1. Yüzyılda inşa edilmiştir. Alan, X. Innocentius Pamphili’nin papalık döneminde (1644-1655) dönüşüme uğramış; Pamphili Sarayı, St. Agnese in Agone kilisesi ile aydınlanmış ve 1651’de Gian Lorenzo Bernini tarafından yapılan Dört Nehir Çeşmesi eklenmiştir (Nil, Tuna, Ganj ve Rio de la Plata). Meydanda Maxentius Circus’undan parçalar halinde getirilen Domitian Obeliski de bulunmaktadır. (SU). Öğle yemeğimizi tipik bir İtalyan pizzası tadarken tarihi Navona Meydanı’na nazır alıyoruz. Yemekten sonra kısa bir yürüyüşle Sant’Angelo Köprüsü’ ne geliyoruz. Bir zamanlar Roma’nın Aelian Köprüsü veya Pons Aelius adıyla bilinen köprü M.S. 134 yılında İmparator Hadrianus tarafından eski şehri yeni inşa ettirdiği - bugün Sant’Angelo Kalesi olarak bilinen- anıt mezarına bağlamak için yaptırılmıştır. Gian Lorenzo Bernini’nin bir projesini izleyerek, İsa’nın Tutkusu’ndaki enstrüman tutan meleklerle süslenmiştir. Köprü bizi Sant’Angelo Kalesi’ ne getirir. İsmini Peter Anton van Verschaffelt tarafından yapılan büyük bronz Melek heykelinden alan kaleye dair efsaneye göre; Başmelek Mikail mezarın üzerinde belirerek kılıcını kınına sokar ve bu hareket M.S. 590 vebasının sonunu simgeler. Anıt, Roma’daki değişimin örneklerinden biridir; ilk olarak İmparator Hadrianus’un mezarı olmuş, daha sonra bir ortaçağ kilisesine dönüşmüş, ardından Pasetto di Borgo adı verilen kapalı müstahkem bir koridor ile Vatikan’a, Aziz Petrus Bazilikası’na bağlanan, Maniyerist freskler ile süslenmiş bir papalık kalesi ve son olarak da bir hapishane olarak kullanılmış. Dan Brown’un romanında Illuminati’nin merkezi olan Kale’nin içini gezeceğiz. Günün yorgunluğu, az ilerideki ücretsiz tadım yapılan tipik bir İtalyan çikolata dükkanında tarifsiz bir tatla çıkıyor. Kısa bir serbest zamandan sonra akşam yemeğimizi sizin için seçtiğimiz restoranımızda alıyoruz.


Santa Maria della Vittoria Kilisesi


Santa Theresa’ nın Vecdi - Bernini


Pantheon


Rafaello’ nun Mezarı

4.GÜN 10 Aralık 2013, Salı

Kahvaltı otelimizde, check- out‘un ardından Roma’da açılan yeni bir serginin heyecanıyla yola çıkıyoruz. Lux in arcana/Gizler üzerine bir Işık – Vatikan Gizli Arşivi meydana çıkıyor ! Daha önce rastlanmamış bir kültür ve medya olayı: 400 yıldır Papalık Arşivi’nde muhafaza edilen 100 orijinal belge Vatikan Şehri’nin duvarları arasında kalan sırları tarih boyunca ilk kez açığa çıkaracak. Papalık seçimleri, sapkınlıklar, papalar ve imparatorlar. Haçlı Seferleri, aforozlar, şifreli mektuplar. El yazmaları, kutsal kitabın orijinalleri, eski parşömenler. Kaynakları ile geçmişi anlatan hayatta bir kez yaşanabilecek eşsiz bir deneyim!


Dört Irmak Çeşmesi


Bernini Navona Meydanı

Daha sonra Roma’da özel bir malikaneyi geziyoruz. Roma’nın en eski ailelerinden biri olan ve bugün hala aynı yerde yaşayan Colonna ailesine ait Palazzo Colonna’yı ziyaret ediyoruz. Colonna Ailesi’ne ait bu muhteşem, eşsiz sanat eserleriyle dolu sarayı gezerken aileye ait hikayeleri, Prenses Isabella’nın ilginç yaşam öyküsünü, 1571’de İnebahtı Savaşı’nda Haçlı Donanması’ nın Vatikan birliklerinin komutanı, Türklere karşı zafer elde ederek ailenin ve Roma’nın kahramanı olan II. Marcantonio’nun yaşam hikayelerini dinliyoruz. Daha sonra havaalanına doğru yola çıkarak Melekler ve Şeytanlar turumuzu tamamlıyoruz.

*Dan Brown’un Melekler ve Şeytanlar adlı romanından esinlenerek hazırlanmıştır. Hikayedeki kişiler ve hikaye kurgudur.

Önemli not: Değerli misafirlerimiz, bu turumuz oldukça yoğun olarak yürümeyi ve ayakta kalmayı gerektiğinden turumuza katılmak isteyen misafirlerimizin sağlık ve kondisyon yönünden turumuza hazır olmaları gereğini önemle hatırlatırız.