log

Passion Travel ile Tutkunun Kalbine Yolculuk...

tel

0212-3435223
0212-3439441

member

Trakya Bağ Rotası-1

Trakya Bağ Rotası -1 Turu
Şarap Eğitmeni Murat Yankı ile

TUR FİYATI VE BİLGİLERİ
14 – 15 Mayıs 2016Kültür690TL

Öne Çıkanlar:
  • Murat Yankı’nın özel anlatımıyla mitolojiden günümüze Trakya’nın bağcılık tarihi
  • Trakya Bağ Rotası üzerindeki chateau tarzı üretim yapan, tamamı uluslararası ödüllü dört bağ
  • Bağ sahiplerinin veya uzmanların özel anlatımlarıyla bağ gezileri
  • Bağların lezzetli yöresel tatlarıyla öğle ve akşam yemekleri, mangal keyfi

Passion Travel’ın bir dizi tur organizasyonuyla dünyanın en büyük beşinci üzüm üreticisi olduğu halde kırkikinci şarap üreticisi olan ülkemizin en önemli teruarlarından biri olan Trakya topraklarına doğru yolculuğa çıkıyor, Trakya’lı şarap tanrısı Dionysos’un izlerini sürüyoruz. Alışılmış şarap turları olmanın dışında bağcılık ve şarabın kültür tarihi temasıyla oluşturduğumuz geziler 1000 yıldan fazla bu topraklarda hüküm sürmüş Bizans uygarlığında bu kültürün kalbine gidiyor. Trakya toprakları aslında büyük ölçüde üzüm tarımının ve şarap üretiminin tarihsel süreçte kesintisiz yapıldığı bölge olmuş. Trakya’da gerek deniz kenarındaki Ganos’ta gerekse içerilerdeki Arcadiapolis yakınlarında bulunan pek çok manastır özellikle 9.yüzyıldan başlayarak çokça şarap üretmiş ve bunu başkent İstanbul’a deniz yoluyla ulaştırmışlar.

Bizans Uygarlığının ortadan kalkmasından yaklaşık 500 yıl sonra gerçek bir yeniden doğuş yaşamakta. Bu yeniden doğuş aynı zamanda da bölgedeki bağ sahiplerinin bir araya gelip oluşturduğu Türkiye’nin ilk bağ rotası projesi.

Bu gezileri farklı kılan bir başka önemli nokta ise, gezilerimizin şarap tarihi araştırmacısı ve uluslararası sommelier olan Murat Yankı’nın eşliğinde gerçekleşmesi. Yeniden doğuşa tanıklık etmek üzere yola çıkıyor, yol boyunca Bizans’tan günümüze şarap kültürü konusunda söyleşiyor, bağlarda ve üretim tesislerinde uzman kişiler tarafından anlatım eşliğinde bölgenin bağcılık tarihini öğreniyor, bölge mutfağının lezzetleriyle gezimizi renklendiriyoruz.

1. Gün 14 Mayıs 2016 Cumartesiİstanbul-Tekirdağ-Lüleburgaz

Sabah, önce saat 08.00’de Anadolu Yakası’ndaki buluşma noktamız Kadıköy Evlendirme Dairesi’nin önünde, sonrasında saat 08.30’da Avrupa Yakası’ndaki buluşma noktamız Yıldız’daki Conrad Oteli önünde servis yolu üzerinde buluşarak seyahatimize başlıyoruz. Yaklaşık iki saat sürecek yolculuğumuz boyunca Murat Yankı’nın özel anlatımıyla mitolojiden günümüze Trakya’nın bağcılık tarihini dinliyoruz. Keyifli yolculuk sonrası saat 11.00 civarında ilk durağımız olan Tekirdağ yakınlarındaki Umurbey Bağları’na geçiyoruz. Umurbey Bağları’nın bulunduğu topraklarda bağcılığın milattan önceki yıllara kadar uzanması Umurbey’in şato tarzındaki üretim özelliği ile bütünleşmektedir. Üzümlerde zarif kokular ve tanenler oluşturmaya uygun bir iklime sahip bölgenin sunduğu bütün avantajlardan faydalanarak yetiştirdiği Sauvignon Blanc, Chardonnay, Merlot, Syrah ve Cabernet Sauvignon cinsi üzümlerle şato tipi üretimi ve Türkiye’de üretiminin tamamını kendi üzümleriyle gerçekleştiren ilk üretici olmasıyla gurur duyuyor. Umurbey Bağları gezisi sonrası Tekirdağ merkezde bulunan Rakoczi Müzesi’ne gidiyoruz. Frenc Rakoczi, 18. yüzyılın başlarında Habsburg Hanedanlığı’na karşı bağımsızlık savaşı başlatarak başarısı sebebiyle prens ilan edilen ama sonrasında yenilerek sürgün hayatı yaşayan ve en sonunda da Tekirdağ’a yerleşerek hayatının sonuna kadar burada yaşayan bir Macar Prensidir. Ancak Rakoczi’nin çok önemli bir özelliği daha var. Dünyanın Chianti’den sonraki ikinci en eski apelasyonu olan Macar Tokaj bağ bölgesi, 1720’lerde Rakoczi’nin ailesinin egemenliğindeki kuzeydoğu Macaristan’da doğmuştur. Bir sonraki durağımız, Rüstempaşa Camii ve Külliyesi. 1552-1553 tarihli bu cami, Mimar Sinan’ın İstanbul’daki kalfalık eseri Süleymaniye ile Edirne’deki ustalık eseri Selimiye arasında bir yerdedir. Cami, külliyenin içerisinde yer almaktadır. Rüstempaşa Camii gezimiz sonrası 1953 yılında faaliyete geçen Türk mutfağının geleneksel tatlarından vazgeçemeyenler için Tekirdağ Köftesi’nin ustası Özcanlar Köfte’de öğle yemeğimizi alıyoruz.

Bizans’ın şarap kenti Perinthos yakınlarında şarabın yeniden doğuşuna tanıklık eden organik üretici Chateau Nuzun’a varıyoruz. Chateau Nuzun, tüm bağları için geçerli olan organik tarım sertifikasının öngördüğü yöntemlerle, Cabernet Sauvignon, Merlot, Pinot Noir, Syrah, Zinfandel ve Öküzgözü üzümlerinden yaptıkları kupaj ve monosepaj ürünlerini aylarca Fransız meşe fıçılar ve daha sonra da şişelerde dinlendirdikten sonra tüketime sunuyorlar. Burada bağlarının hikayesini, özelliklerini dinledikten sonra üretim tesisine geçerek üzümün şarap haline nasıl getirildiğini öğreniyoruz. Chateau Nuzun’daki eşsiz deneyim ve tadımdan sonra yaklaşık birbuçuk saatlik yolculuk sonrası Bizans imparatoru Arcadius’un kurduğu Arcadiapolis yani Lüleburgaz’dan adını alan Arcadia bağlarına doğru yola çıkıyoruz. Lüleburgaz ve Istranca Dağları arasında, Tarihi Şarap Yolu’nun geçtiği bağlarda Sauvignon Blanc, Narince, Cabernet Sauvignon, Cabarnet Franc, Merlot, Öküzgözü ve Papazkarası cinsi üzümler yetiştiriliyor. En eski üzüm çeşitleri arasında sayılan Sauvignon Gris ve Pinot Gris cinsi üzümlerini ise Türkiye’de yetiştiren tek bağ. Arcadia Bağları, 200 hektarlık bir alana yayılan bağları, şato tipi üretimhanesi, meyve bahçeleri, bostanları, meşe koruları ve irili ufaklı çiftlikleriyle doğa içinde bir gastronomi merkezi olarak tasarlanmış. Geçen sene bu gastronomi merkezini ziyaret edenlerin konaklaması için butik otel açarak daha zenginleştiren Arcadia Bağları’ndaki Bakucha Vineyard Hotel&Spa’da akşam yemeği ve konaklama.

2.Gün 15 Mayıs 2016 PazarLüleburgaz-Tekirdağ-İstanbul

Sabah otelimizdeki muhteşem kahvaltının ardından check-out işlemlerimizi gerçekleştiriyoruz ve Arcadia Bağlarını ve üretim tesisini gezmeye başlıyoruz.

Öğlene doğru son durağımız olan Barel Bağları’na doğru hareket ediyoruz. Eskiden bir liman kenti olan Hera’nın Surları anlamına gelen Heraion Teichos’un olduğu yerde kurulu olan Barel Bağları, Cabernet Sauvignon, Merlot, Chardonnay, Syrah cinsi üzümler yetiştiriyor. Sabahın ilk ışıklarıyla elle, salkım salkım hasat edilen üzümler hiç beklemeden bağların içindeki işletmeye alınıyor ve şato tipi üretimiyle bölgenin bu leziz üzümleri, yüksek kaliteli ürünlere dönüşüyor. İlhamını keyifli ve samimi dost sohbetlerine tanıklık eden sofralardan, lezzetini ise Trakya’nın bereketli topraklarından alan Barel’in bağlarını gezdikten sonra, bağların arkasına saklanmış harika bir bağ evinde öğle yemeğimize geçiyoruz. Mangal keyfi sonrası öğleden sonra geç vakitte İstanbul’a doğru yola çıkıyoruz ve gezimiz, akşamüstü Avrupa ve Anadolu yakalarındaki duraklarımızda sona eriyor.

AYRINTILI TUR PROGRAMI,
TUR FİYATI VE ÖDEME İMKANLARI

Trakya Bağ Rotası -1 Turu
Şarap Eğitmeni Murat Yankı ile


14 - 15 Mayıs 2016

ÇİFT KİŞİLİK ODADA KİŞİ BAŞI

690 TL

TEK KİŞİLİK ODA

840 TL

•Fiyata dahil olan hizmetler ve rezervasyon bilgileri için 0212-343 52 23 no.lu telefondan bize ulaşabilirsiniz.

•Nakit ödemelerde peşin fiyatına taksit imkanları ve kredi kartı ile ödeme imkanları hakkında bilgi almak için bizimle temasa geçebilirsiniz.